HAYATTA EN BÜYÜK MUCİZE KÜÇÜKKEN İYİ BİR ÖĞRETMENE RASTLAMAKTIR.

Hesaba çekilecek günde hesabını bilmeyenlere

  • PDF

Cunhuriyetin kuruluşundan sonra yeni bir devlet kurulmuş ve devlet yapılanması ile kaybedilen kan yenilenmeye çalışıyordu. İyi bir süreç geçirilmesi ve tekrar devletin dünya devletler arasında bilinen etkin rolüne bürünmesi gerekiyordu. Bunun için yöneticilerin hepsine büyük bir sorumluluk düştüğü kesindir. Ama bir zaman sonrasında ülke menfaatlerine ters düşen yapılanmalar olduğu gerçeğinden hareketle gladyo - kontgerilla türü yapılanmalar olduğu bütün basın tarafından deklare edilmiştir.

Geldiğimiz süreçte susurluk, ayışığı, ergenekon yapılanması ve soruşturmaları ile görülüyor ki devletimizde gelişim engelleyici bir takım insanların ülkede darbeler yaptığı, bir tarih sürece gerekli zamanlarda müdahele edildiğidir. Ergenekon soruşturmasında tutanaklarından öğrendiğimiz kadarıyla bu süreci bu ülkeye yaşanatanlar yanlarına zamanın siyasetçilerin de almış görünmektedirler. Bu konuda duruşu ile ülkeyi bu tür tehlikelerden acaba kimler korumuşlardır ya da kimler bu sürece katılmamışlardır.

1960 lerden sonra oluşmuş darbeleri, 28 şubat kararlarını, sincandaki tankları, 12 eylül askeri müdahelesini, ve diğerlerin yaşamış insanların hafızalarını yoklamalarını rica ediyorum. O günlerde dikkat edilecek en önemli yapılanmaların hepsi milli nizam, MSP, refah zihniyetinin ülke yönetimine gelmesini engellemek gibi göründüğüdür. Darbelerin hemen hepsi islami bir söylemin ülke yönetimine sahip olmasını engellemektir. Ama yapılan soruşturmalar, tanık ifadeleri, ergenekon tutanakları bundan daha fazlasının yapıldığı, ülkede gelişmeyi engelleyici kargaşa ortamlarını sürekli oluşturarak devlet zaafiyetinden menfeat ve siyasi güç elde etmek gibi niyetin olduğu görülmektedir.

"Ergenekon davasında tutuklanan isimlerden de anlaşılıyor ki, devletin en üst katlarından insanlar katılmış bu örgütlere. Bu da devletin bir anlamda bu örgütleri kurdurduğu ve yönettiği anlamına geliyor." Mahmut Övür

"YöK`ü bu hale de o getirmiştir. üniversiteler bilim değil ideoloji üretiyorsa, bunun bir sebebi de Demirel`dir. Onun Cumhurbaşkanlığı sırasında, özellikle 28 Şubat darbe kadrosuna destek olarak yaptığı icraat ülkeyi huzursuzluğa sürükledi." Hasan Celal Güzel

"Örgütün 1977`de kurulduğunu, ben Kıbrıs harekatından sonra başladığını söyledim. Veli Paşa ile sık sık görüşüyordum. Türki cumhuriyetlerindeki örgütlenmeleri direkt Küçük yapıyor. Ortadoğudaki örgütlenmeleri Hüseyin Şaşıoğlu yapıyor. Ergenekon`un K. Irak`ta da örgütlenmesi var. Küçük`ün K. Irak`ta okulu vardı." Tuncay Güney

"İhtilallerin, siyasi entrikaların tahrip ettiği demokratik, parlamenter sistemimizin yeniden tanzim edilmesi için ortaya çıkan genç idealist kadrolar, merhum Turgut Özal başkanlığında 1983 yılında Sayın Demirel`e müracaat ederek ittifak talebinde bulunmuşlardır. Bu talep Demirel tarafından reddedildiği gibi AP içerisinde yer almış tecrübeli devlet adamlarının Turgut Özal hareketi içerisinde yer almasına da izin verilmemiştir. 1983 yılında tek başına iktidara gelen, siyaseti yeniden tanzim etmeye çalışan iktidar ve parlamento `Bir bilen` ismi altında Demirel tarafından parlamento dışı oluşan muhalefet marifeti ile parçalanmaya çalışılmıştır. Bugün inançlı insanlara aba altından sopa gösteren Cindoruk, DP iktidarında başörtülülerin azalacağını, partinin hedefleri arasında yer aldığını kamuoyu ile paylaşmaktadır." İsmail Hakkı Amasyalı

Ben bunların hiçbirisine karışmıyorum. Benim şu günlerde hep düşündüğüm bu bütün olup biten olayların yaşandığı dönemlerde bu tür yapılanmaları bilen devlet adamlarının siyasi geleceklerini belirleyen islami liderlerin kimlere destek verdiğidir. Ben hep kafamı mesgül eden bu zaman boyutunda işkence gören ülkücü, islami, kominist, sosyalist, dindar, dinsiz, alevi, ..., insanların vebalini kimlerin ödeyeceğidir. Faili meçhullerde can veren binlerce kişini ölmesine sebep vermek de aynı vebali tayışıp taşmadığıdır. Kendine inanan insanlara mesajla o günkü siyasi partiye oy vermeleri doğrultusunda mesaj ileten cemaat liderlerine... Nur cemaati, gülen hocaefendi, hakyol vakfı grubuna.... Merak ediyorum, acaba sizler bu süreçte doğruyol partisi - adalet partisine oy vermeleri için o dönemlerde telkinlerde bulundunuz mu?. Yine bu tarihlerin hepsinde bir islami söyleme sahip olan ve olayların varlığından haberdar olan ve duruşu ile ülkeyi bu sıkıntılardan kurtaracağını haykıran bir lidere ve etrafındakilere yardım etmeyen insanlara sesleniyorum. Siz hesap gününde yaptıklarınızdan dolayı hesaba çekileceğinizi biliyormusunuz. Bu kadar masum insanları birbirlerine çatıştıran, darbeler yapan, işkencelerle kalıcı hasarlar veren bu insanlara yadım eden siyasetçileri başa geçmesinde verdirdiğiniz oylarla hesab gününde ilahi adalet önünde hesab vereceğinizi biliyormusunuz. Bunu için gece gündüz rabbimizden af ve mağfiret diliyor musunuz? İnşallah yanılıyorum.

hepimiz ahiret gününe iman etmişiz, hayatımızı bu doğrultuda tanzim etmeye çalışıyoruz. Bu doğrultuda hesap gününde gerçek adalet önünde bedelini ödeyeceğimizin bilincindeyiz. Acaba bazı liderler de benim bu yazdığım yazıdan dolayı hesaba çekileceğimi de biliyorlar mı, kendi yaptıklarından dolayı da?

Günlüklerim, İstanbul 12 Eylül 2009

Tags: 12 eylül - ayışığı - ergenekon - sarıkız


Pazar, 15 Kasım 2009 19:00 tarihinde güncellendi

Yorumlar  

 
0 #2 2010-03-12 14:49
Aslında bütün bu oyunlar ve oynayan kişiler bir anlamda kullanıldıkları nın da farkına varıyorlar zamanı gelince. Önemli olan bu tezgahların kimler tarafından kurulduğunu bilmek ve bu odaklarla mücadele etmek diyorum ben. Önemli olan kişinin hangi yola hizmet ettiğidir. Yani yaptıklarımızda n ve yapmaya gücümüz olup ta yapmadıklarımız dan hesaba çekileceğimiz gerçeğini göz önüne alarak adımlarımız istikamet belirtmeli ve sabit olmalı.
Alıntı
 
 
+1 #1 2010-01-19 06:17
Çok güzel bir yazıydı tebrik ederim hocam. Yalnız bana mantıklı gelen, tabi hesap gününü de bekleyerek, fakat dünyada yaşadıklarımızı hesap gününe havale de etmeyerek, bugünümüz için, bu dünya için de demokrasi, insan hakları, temel hak ve özgürlükler ve eşitlik için mücadele etmektir. Siz ya da ben karanlık var diye o karanlığa mum yakmazsak, elimizi eteğimizi çekersek, biz hesap verirken hâlâ bu dünyada yaşıyor olacak çocuklarımıza ve torunlarımıza yaşanılası bir dünya bırakmamış oluruz. SAYGILAR
Alıntı