Kardeşim, yol arkadaşım, karçiçeğim Nazir Akalın
Yayvan ağızlı "yav abi" ile başlayan dikkat edilmediğinde sözleri tam olarak anlaşılmayan ciğerparem,
Gözlerinde derin bir ezilmişliğin belirtileri
Yoksulluk, çaresizlik, anne gözyaşları...
Geleceği noktasında ne yapmak istediğini tam bilemeyen bir açmaz ile, nerede ne için nereye doğru...
Ama alnı ak, Akalın, tertemiz, pırıl pırıl, yürekli...
Ah Nazir; seninle bir karar verdiğimiz günde annem ile bilgilerimi paylaşmıştım. Herşey iyi de oğlum keşke ismini karçiçeği koymasaydınız demişti. Hayretle anneme nedenini sormuştum. Annem; oğlum karçiçeğinin ömrü kısadır. karçiçeği narindir, güzeldir, ama güçsüzdür. sizinde ömrünüz kısa olur diye korkuyorum, demişti.
Gerçekten de öyle oldu, hem Karçiçeği'nin hemde senin ömrün kısa sürdü. Kaç gece sabahlara kadar senin yav abi ile başlayan keşke ile sürdürdüğün hayallerini düşündüm, üzüldüm ağladım. sen üzülürken bize acıyı yüzünde yansıtan haksızlıkların, kötülüklerin umutsuzluğa dönüştürdüğü güzel insan. Yeni bir şey yazdığında gözerindeki parıltıyı gördüğümde yüreğimde öyle bir gemişleme olurdu ki, senin her hareketini bir onaylama istem dışı gerçekleşirdi.
Tezini sabahlara kadar yazdığımızda "bu emekler ne için abi?" diye sorguluyordun ya... ne bileyim diyar eller seni yutacak...
Bilseydim seni yine yanımda alır götürürdüm. Yedirmezdim menfaatlerin kişiliklerin önüne geçtiği sisteme, makamlarından olma korkusu ile sana kötülük edeceklere, duruş sergilemeyenlere, söz verip de sözünü bir lokma ekmekden fazlasına satanlara...
28 Eylül 1995
günlüklerim
Perşembe, 26 Kasım 2009 23:09 tarihinde güncellendi
[N.F.K]
yorum detay...
yorum detay...
yorum detay...